Haberler

27.YIL DÖNÜMÜNDE HOCALI KATLİAMI ŞEHİTLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ


HOCALI'DA NE OLDU?

          
Ermeni güçlerinin 1991'in sonlarına doğru ablukaya aldığı Hocalı, 936 kilometrekarelik alana sahip, 2 bin 605 ailenin, toplam 7 bin kişinin yaşadığı bir kasabaydı. Aralık 1991'de Karabağ'ın başkenti olarak kabul edilen Hankendi şehrini işgal eden Ermenilerin bir sonraki hedefi Hocalı oldu. 

           Hocalı'nın etrafındaki bütün köy ve yolları işgal eden Ermeniler, kasabanın diğer illerle kara yolu bağlantısını kesti. Hocalı'nın diğer bölgelerle tek bağlantısı olan helikopter ulaşımı, 28 Ocak 1992'de Şuşa Ağdam seferini yapan helikopterin, Ermeniler tarafından vurulmasıyla ortadan kalktı. Bu olayda çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 44 sivil hayatını kaybetti. 

           1992 yılının başlarından itibaren elektrik verilmeyen Hocalı'nın savunması, sadece hafif silahlara sahip yerel savunma güçleri ve az sayıdaki milli ordu askerinden ibaretti. 25 Şubat 1992'den itibaren Hocalı'ya üç koldan saldıran Ermeniler, Sovyet Rus ordusunun 366. motorize alayının bütün araçlarını kullanarak şehri iki saat boyunca top ve tank ateşine tuttu. Saldırıdan bir gün sonra ise hafızalardan yıllarca silinmeyecek "Hocalı Katliamı" yapıldı.

         Resmi verilere göre, Hocalı Katliamı'nda savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk olmak üzere toplamda 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu. Ermeni güçleri, bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden bugüne kadar haber alınamadı.


          Bu katliamı ve Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarındaki süregelen işgalini şiddetle kınıyoruz.


         Azerbaycanlı kardeşlerimizin 27. yıl önce Hocalı'da maruz kaldıkları katliamın acısını derinden hissediyor ve paylaşıyoruz.


         Hocalı şehitlerini rahmetle anıyor, mekanlar cennet, ruhları şad olsun.



İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği

Yönetim Kurulu Adına

Abdurrahim Nursoy

Genel Başkan

Genel Başkanın Mesajı


1985 yılında kamu yararına çalışan bir dernek olarak kurulan İZMİR BALKAN GÖÇMENLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (İZMİR BAL-GÖÇ) 32 yıllık bir geçmişe sahiptir. Dernek kurucularımızdan hayatta olmayanları minnetle anarken hala hayatta olanlara Allah’tan uzun ömürler diliyorum. Derneğimizin kuruluşunda yer alan, derneğin gelişmesine katkıda bulunan, bugünlere gelmesinde rol oynayan tüm Genel Başkanlarına, Yönetim Kurullarına ve üyelerimize minnetimizi bir kez daha ifade ediyor, derin şükranlarımızı sunuyorum.

İZMİR BAL-GÖÇ üyelerinin hepsi, aramızdaki en büyük göçmenin Mustafa Kemal ATATÜRK olduğunun bilincindeler. Hepimiz biliyoruz ki, büyük, ulu Balkan göçmeni, bugün içinde yaşadığımız en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Vatansız kalmanın ne olduğunu bilen bizler, bir göçmen olarak ulu önder ATATÜRK’ÜN Anadolu’ya gelerek Milli Mücadele’yi başlattığını ve düşmanın dört bir tarafını sardığı Türk yurdu Anadolu’ya sahip çıktığını, Türklüğün vatanı ve Balkan Türklüğünün umudu olan anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olduğunu biliyoruz, O’nu kalbimizde yaşatıyoruz.

Misyonumuz çerçevesinde İZMİR BAL-GÖÇ, Balkanlardan anavatana göç etmiş ve Balkanlarda yaşamaya devam eden Türklerin ve Müslüman toplulukların birlik, beraberlik içinde yaşam standartlarının yükselmesi için çalışmaya, onların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmeye, Balkanlarda ata mirasına sahip çıkarak gelenek ve göreneklerin sürdürülmesi için faaliyet göstermeye devam edecektir.

BAL-GÖÇ olarak düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle yerel ve ulusal düzeyde toplumun sorunlarına yönelik çözümler üretmeye ve toplumsal gelişmeye katkı sağlamaya devam edeceğiz. İZMİR BAL-GÖÇ’ün yeni Yönetim Kurulu kadrosuyla beraber Derneğimizin Balkanlarla bağlarını kuvvetlendireceğiz. Türkiye içerisinde kamu kurumları ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği alanlarını tespit edip ortak çalışmaları arttıracağız. Gençlerin ve kadınların BAL-GÖÇ’ de faaliyet alanlarını genişleteceğiz, etkin rol almaları için çalışacağız. Yeni projelerle BAL-GÖÇ, İzmir merkezli Balkanlara yönelik faaliyetlerde aktif olarak yer alacaktır. Gençlerin Derneğimizde daha etkin bir şekilde yer almasını sağlayarak topluma yararlı, Balkanları ve Anadolu’yu iyi tanıyan, bilgili, iyi bir vatandaş ve BAL-Göç’lü olarak yetişmelerine katkıda bulunacağız. Önceki dönemde Derneğimizin elde ettiği kazanımlara sahip çıkacağız ve onları geliştireceğiz.

Derneğimizdeki kurumsallaşma çalışmalarını hızlandıracağız. Üyelik kayıtları ile üyeler arası iletişim ve işbirliğinin kuvvetlenmesi için önemli adımlar atacağız. Sosyal tesisin inşaatı için gerekli girişimlerde bulunacağız. Bütün üyelerimizin aileleri ve çocukları ile birlikte yararlanacağı sosyal tesisimizin inşaatını başlatacağız. Bu konuda üyelerimize katkıda bulunmalarının önem taşıdığını hatırlatmak isterim. Bugün her şeyden önce partiler üstü, BAL-GÖÇ kimliğini öne çıkarmış, “ben her şeyden önce bir BAL-Göç’lüyüm bilinci ile hareket eden ve birlik beraberlik içinde İzmir’de yaşayan bir BAL-GÖÇ topluluğunun oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Derneğimiz bu konuda gereken çalışmaları icra edecektir.

29 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşen 15.Genel Kurulumuzda Genel Başkanlığa seçilen Prof. Dr. Ayşe Kayapınar’ın tayine nedeniyle yönetim kurulu üye arkadaşlarımın  oybirliği ile şahsıma yüklediği bu onurlu görev  için teşekkür ediyorum.  Tüm üyelerimizi kucaklıyor, desteklerini bekliyoruz. İzmir’in en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisi olan İZMİR BAL-GÖÇ’Ü geleceğe taşımak için bize verdiğiniz sorumluluğun farkında olarak güveninize laik olmaya çalışacağız.

Tüm üyelerimizi, BAL-GÖÇ’Ü geliştirmeye ve geleceğe taşımaya yönelik faaliyetlerde aktif olarak yer almaya davet ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla,

Abdurrahim NURSOY

GENEL BAŞKAN

İzmir BAL-GÖÇ SOSYAL MEDYA